İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sosyal Medyanın Yan Etkisi: Kurgulanmış tarihle yetişen Türk Gençliği

“Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdur” M.Kemal.

Eskiden bir konu hakkında bilgisi olanlar ve olmayanlar vardı. Artık öyle bir çağdayız ki [saritext]internet[/saritext] sayesinde bunların yanına birde “yanlış bilgisi olanlar” diye bir kitle eklendi ve bu kitle hızla büyüyor.

Öğrencilik hayatımızın ilk yıllarından itibaren ders kitaplarında gördüğümüz genel tarih kronolojisini hatırlamayanımız yoktur: İlk Çağ, orta çağ, yeni Çağ ve Yakın çağ. Geçtiğimiz son 2 asır sanayi devriminin getirdiği konfor, gelişim ve bunun beraberinde gelen sömürgecilikle birlikte geçti. Daha fazla bilgiye sahip olan devletler, daha fazla teknoloji kullanarak makineler icat etti ve bu sayede elle üretimin yerini seri üretimler aldı. Böylece son iki yüzyıl, sanayisi gelişmiş olan devletlerin daha geride kalan devletleri birer sömürge haline getirmesiyle sonlandı.

 

Günümüze döndüğümüzde ise 2000 yılına girerken televizyonda sık sık dile getirilen ve hepimizin kulaklarının aşina olduğu Milenyum Çağı deyimi hala bir çoğumuzun hafızasındadır. Terim anlamıyla binyıl demek olan milenyumdan ziyade bulunduğumuz çağın Bilgi Çağı olduğuysa bir gerçek.

 

Öyle ki; artık bilgiye sahip olmak her zamankinden daha önemli oldu. Son on yılda internetin hayatımıza girmesiyle birlikte bilgiye ulaşmak için artık eskisi kadar kitap okumaz, kütüphaneye gitmez ya da gazete okumaz olduk. Hatta televizyon izlerken bile birçok insanın odasında ikinci bir ekran olarak bilgisayar açık duruyor.

 

[kirmizitext]İnternet [/kirmizitext]teknolojisinin gelişmesi ile etkileşimli internet denilen web 2.0 kullanılmaya başlandı. Artık sadece bir kitap okur gibi ekranda yazanları okumuyor kendimizde yorum yazarak içeriğe katkıda bulabiliyorduk. Hatta günümüzde çoğalan kişisel blog sayfaları, facebook grupları ve benzeri ortamlar sayesinde sosyal medya dediğimiz kavram bir çoğumuzun hayatına girdi.

 

[saritext]Sosyal Medya[/saritext] sayesinde artık arkadaşlarımızın o an nerede olduğunu, paylaştığı fotoğrafları görüyor ve bunlara yorumlarımızla ve paylaşımlarımızla katkıda bulunabiliyoruz. Böylece aslında, daha önce yazar olmayan, kitap ya da makale yazma ihityacı hissetmeyen insanlar sosyal sitelerde yaptığı yorumlarla farkında olsun yada olmasın “içerik üretmeye” başladılar.

 

Bir içerik üretmek ve insanlara sunmak hiç bir zaman olmadığı kadar kolay artık. Daha önce bunu yapabilmek kitap, [saritext]gazete[/saritext], dergi televizyon ve radyo gibi kitlesel hitap araçları sayesinde olurken artık[saritext] internet [/saritext]sayesinde herkesin yapabilmesi öncesinde tahmin edilemeyen tehlikeli bir durumu yarattı. Denetlenmemiş ve doğruluğu şüpheli kocaman bir bilgi havuzuna sahibiz artık. Bu gün elimize aldığımız bir kitabın yazarı bellidir, izlediğimiz tv programının sunucusu ve sahibi, gazetede okuduğumuz bir haberin kaynağı bellidir. İlginç ve vahim olan bundan yüzyıllar öncesinde söylenmiş bir sözün bile kime ait olduğuna ulaşabilirken bilgi çağı dediğimiz bu çağda internetten edindiğimiz bir bilginin üreticisi kendi istemediği sürece kim tarafından yazıldığına ulaşmak ve bu bilginin doğruluğunu tespit etmek çok zor hale geldi.

 

Durumun bizi ilgilendiren kısmına batığımızdaysa Türkiye’de bu tehlikenin daha çok tarihimizle ilgili uydurma ve yalan şeyler olması dikkat çekiyor. Facebook’ta profilden profile yayılan asılsız fotoğrafların, youtube’da yüzbinlerce kez izlenen tarihimiz hakkında uydurma popüler videoların kimler tarafından oluşturulduğunu bulmak güç. Bunlara örnek olarak son zamanlarda hızla yayılan Atatürk fotoğraflarını görebiliriz. Bu fotoğraflar ile bilginin kaynağını ve doğruluğunu araştırma ihtiyacı bile hissetmeyen bilgiyi adeta bir şeker gibi kolay ve bir kerede alan internet kullanıcılarının zihninde aslında olmayan tarihi hikayeler ve uydurma sözler ile yalan bir tarih yazılmakta ve Türk Gençliğinin hafızasında yanlış bir imaj oluşturulmaktadır. Örneğin Atatürk döneminde öğretmen maaşlarıyla ilgili fotoğrafta yer alan sözü Atatürk hiç bir zaman söylememiştir. O dönemde bir öğretmenin maaşı :150 kuruş civarındayken bir millet vekilin maaşı : 3600 liradır. ( Meclis Tutanakları TBMM-z-c-donem-2-c-6-sayfa:204)

 

Bu işin tehlikeli ve üzerinde durulması gerek yanı şudur ki; eğer insanlar bu tarz gerçek dışı şeylere sosyal medya yoluyla inandırılabiliyorsa bu yöntem pek ala tam tersi olarak bazı kişi ve kurumları karalamak, küçük düşürmek içinde kullanılabilir! Benim tavsiyem kaynağı belli olmayan bilgiyi hafızamıza kazımamak eğer konuya ilgi duymuş isek kaynağını araştırmaktır. Tarih gibi önemli bir konuda sosyal medyada çıkan haberlere inanmak yerine başbakanlığın yapmış olduğu bir çalışma olan devlet arşivlerinden yararlanabilirsiniz.

devletarsivleri.gov.tr bu konuda oldukça iyi hazırlanmış bir site. Bir çok tarihi olay hakkında tutulmuş orjinal belgelerin yanında bunların latin harfleriyle yazılan günümüz Türkçesine çevrilmiş halleri de mevcut.

 

Fotoğrafın 32 Kral ve 62 Cumhurbaşkanının olduğu uluslar arası bir toplantıda çekildiği iddia ediliyor. Oysa biraz tarih kitapları karıştırılırsa Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı olduğu dönemde hiç bir zaman yurt dışına çıkmadığı görülebilir. Ayrıca bahsedilen döneme bakarsak 1923-1938 yılları arasında 94 tane Dünya lideri hiç bir zaman Türkiye’ye gelmemiştir. 1927 tarihinde dünya üzerinde zaten yaklaşık 120 adar devlet vardır. Fotoğraf ise 7 Kasım 1927 tarihinde Sovyetler Birliği Elçiliğinde çekilmiştir ve fotoğraftakiler de Sovyetler Birliği diplomatları ve Türk yetkili memurlarıdır.

12 Yorum

  1. MagazinMatik MagazinMatik 15 Şubat 2014

    Sosyal medyanın yeni fenomeni – Bu kareler tıklanma rekorları kırıyor!

  2. Pelin Özkan Pelin Özkan 16 Şubat 2014

    İnternetin yeni gözdesi: Rus güzel Olya Abramovich, sosyal medyanın yeni güzellerinden.

  3. Pelin Özkan Pelin Özkan 16 Şubat 2014

    Burcu Çetinkaya / Röportaj – Sosyal medyanın tanınan ismi ve oluşumunun lideri Ferudun Özdemir

  4. Medyafaresi.com Medyafaresi.com 16 Şubat 2014

    : X Factor yeni nesil müzik yarışması. Sosyal medyanın farkında olan bu yarışma sadece jüri üzerine kurulmuş bir yarışma değil.

  5. Cansel.E Multimedia Cansel.E Multimedia 16 Şubat 2014

    İnternetin yeni gözdesi: Rus güzel Olya Abramovich, sosyal medyanın yeni güzellerinden.

  6. Haberturk Haberturk 16 Şubat 2014

    Sosyal medyanın her konuya yorum yaptırma baskısı çok saçma.

  7. kenan kenan 17 Şubat 2014

    Sosyal medyanın en çok konuşulanı Samanyolu TV dizisi oldu!

  8. 32.Gün 32.Gün 17 Şubat 2014

    Sosyal Medyanın Artıları ve Eksileri!…

  9. VI. Televizyon Kralı VI. Televizyon Kralı 18 Şubat 2014

    Ak Parti’nin maaşlı sosyal medya ekibi mi var? Sosyal medyanın en çok konuşulan hesabı yanıtladı

  10. Görkem Görkem 18 Şubat 2014

    Markalardan sosyal medyanın son fenomeni “Anlayamazsınız” versiyonları!

  11. Sosyal Pazarlama Sosyal Pazarlama 21 Şubat 2014

    Bireyi çıkartın, Twitter ya da sosyal medya diye bir şey kalır mı? Medyanın geleceği bireyler üzerine kuruluyor.

  12. HWA Gaming HWA Gaming 24 Şubat 2014

    burdan sosyal medyanın hakkını verenleri gönülden teprik ediorum helal olsun !!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir